İsrailli Analizci Ukrayna’ya, Kuzey Kafkasya’da Barışçıl Geçiş İçin Faal Rol Üstlenmesi Çağrısı Yaptı


Shmulevich bir haber ajansına verdiği söyleşide Ukrayna’nın Kuzey Kafkasya gibi sınır bölgelerine duyarlı olması gerektiğini dile getirdi. 

Valery Dzutsev, 21 Ekim 2015

İsrailli analizci Avraam Shmulevich Ukrayna’nın Rusya’daki durum karşısında faal rol üstlenmesi gerektiğini söyledi. 

Shmulevich Ukrayna parlamentosunda oluşturulan “Za Vilniy Kavkaz” (Özgür bir Kafkasya İçin) adlı partiler arası gruba danışmanlık yapmak için Kiev’e gitti. 

Shmulevich bir haber ajansına verdiği söyleşide Ukrayna’nın Kuzey Kafkasya gibi sınır bölgelerine duyarlı olması gerektiğini dile getirdi. 

Analizci şöyle konuştu: “Kuzey Kafkasya ile Ukrayna arasında pek çok benzerlik var. Çerkes Soykırımı ve Holodomor’da aynı yöntemler uygulandı. Rus güçleri Çerkesler’in ürünlerini ve gıda stoklarını yok etti, köylerini yaktı. Kaçmayanlar evleriyle birlikte yakıldı. Dağlara kaçanlar açlığa terk edildi”. 

Shmulevich’e göre Rus imparatorluğu dağılacak; Rusya Kuzey Kafkasya’dan çekilirken Ukrayna “kolaylaştırıcı” rolü üstlenmek zorunda. “Dış desteğin olmaması Rusya’nın Kuzey Kafkasya’dan çekilme sürecine zarar veriyor. Amerika ve Batı Avrupa Kafkasya’nın işlerine etkin biçimde müdahale etmeyecekler. Ama Kuzey Kafkasya halkları Ukrayna’nın barışçıl sivil protesto deneyiminden yararlanabilir. Ukrayna ile Kafkasya arasında ekonomik ilişkiler kurulması da önemli. İki taraf da bundan kazançlı çıkar” (Caucasreview.com, 15 Ekim).

Çerkes aktivistler 2014 devriminin ardından “soykırımın” tanınması için Ukrayna’ya başvurdular. Metinde şu görüşlere yer verildi: “Çerkes halkıyla Rusya İmparatorluğu arasındaki savaş yüzyıldan fazla sürdü. Rus hükümet güçleri Çerkes halkının yarısını öldürdüler veya bu amaçla açlığa sebep oldular. Kalan Çerkesler Rus ordusu tarafından Kafkasya’dan sürgün edildiler. Sürgünler Osmanlı İmparatorluğu’nun topraklarına yerleştirildi. Bugün Kafkasya’da Çerkes halkının yüzde beşi yaşıyor” (Kavkazskaya Politika, 21 Mayıs). 

Kafkasya’daki kimi Çerkesler o zaman başvuruya karşı çıkmışlardı. Karaçay-Çerkes’te resmi televizyon kanalına konuşan bir gazeteci “İktidara geçici bir süre için gelen Ukraynalı haydutların Çerkes soykırımını tanımasına ihtiyacımız yok. Asıl Rusya’nın tanıması lazım. Rusya ile konuşmalıyız” demişti. 

Başvuruyu destekleyenler Çerkesler’in diyalog girişimlerine Rusya hükümetinin kapıları kapattığını ileri sürmüşlerdi. Karaçay-Çerkesli aktivist Muhammed Çerkesov “Biz ‘Çerkes Sorununu’ Rusya’nın iç meselesi olarak gördük. Ama Rusya sesimize kulak vermedi” diye konuşmuştu (Politika09.com, 7 Ağustos 2014). 

Shmulevich’e göre Ukrayna ancak faal bir tavır takınarak Rus propagandasına karşı moyabilir. Mesela Moskova Ukrayna’nın federalleşmesi için uğraşıyor. Rus planına göre Donbas bölgesi resmi olarak Ukrayna federasyonunun parçası haline gelirken aslında Moskova’nın kontrolü altında olacak. Moskova bu sayede Kiev’e bölgeyi kalkındırması için baskı yapıp kaynaklarını eritirken diğer yandan Ukrayna’nın iç işlerine karışacak. 

İsrailli analizciye göre Ukrayna başta Kuzey Kafkasya olmak üzere Rusya’nın içerideki baskıcı politikalarını gündeme getirmek zorunda. Moskova İslamcılar ve teröristlerle mücadele bahanesiyle on yıllardır bölge halkının haklarını ihlal ediyor. 

Shmulevich’e göre Ukrayna’nın önceliği Kuzey Kafkasyalı aktivistleri barışçıl protesto gösterileri için eğitmek olmalı. Böylece Rusya İmparatorluğu dağılırken şiddet ihtimali asgariye indirilebilir. 

Ukrayna Kuzey Kafkasya’da etkin rol üstlenmezse Shmulevich radikal İslamcıların iktidara geleceğini ve – bilhassa Kremlin tarafından kullanılmaları halinde – Ukrayna’nın çıkarlarına zarar vereceklerini düşünüyor (Caucasreview.com, 15 Ekim).

Kiev yönetimi istekli olsaydı ve koşullar elverseydi Ukrayna Kuzey Kafkasya’da etkin bir rol üstlenebilirdi. Yine de geç değil. Kuzey Kafkasyalı aktivistler yanı başlarında bulunan ve Rusya’nın siyasi sistemini tanıyan Ukrayna ile işbirliği yapabilirler. 

Ukrayna faktörü şiddeti geriletirken Kuzey Kafkasya’nın barışçıl geçişini mümkün kılabilir. Birçok uzman bölgede şiddete yol açan koşulların değişmediği görüşünde (Kavkazsky Uzel, 14 Ekim). Sosyal değişim sürecinde farklı dinamikler uygulanmazsa şiddet belirleyici olmaya devam edecek.

Çeviri: Dr. Ömer Aytek Kurmel