19 Nisan 2015 Pazar

Adıge Mak: Sıradan bir iş değil bu


Adıgece kimsenin tekeline kalmış değil, ancak, Adıgece kendi haline terk edilmiş, sahipsiz bir dil de değil. 

Bugün Adıgece Kiril (Rus) esaslı bir alfabeyle yazılıyor. Diasporada (dış ülkelerde) Kirili kaldırıp Latin alfabesini kabul edersek Adıgelerin (Çerkeslerin) kendi aralarında daha kolay biçimde iletişim kuracaklarını söyleyenlere rastlanıyor. En çok da Türkiye’de rastlanıyor. Böylesine görüşler bugün ya da dün değil, çok uzun bir zamandan beri mevcut.

Bugünlerde Türkiye’den gönderilmiş bir yazı elimize geçti. Yazı yukarıda belirttiğimiz soruna ilişkin, Türkçe, Adıgece ve Rusça yazılmış, ulusa yöneltilmiş bir duyuru niteliğinde. Düzce Üniversitesi Adıgece öğretim üyeleri Haç’emız Mir, Dole Ruzan, Şhalaho Susan’ın yazıları da ilişkte sunulmuş. Bu kişiler Adıgece yazı esasının Latine dayandırılmasını yerinde bulmuyor ve görüşlerini açıklıyorlar.

- Derrneğimiz dilimizi ve geleneklerimizi yaşatma, bunu gelecek kuşaklara ulaştırma görev ve  amacını taşıyor, - deniyor Düzce Adıge Kültür Derneği tarafından hazırlanan ve ulusa seslenen söz konusu yazıda. – Derneğimiz üyeleri tarafında bize verilen görevleri elimizden geldiğince yerine getirmeye ve sorunları çözmeye çalışıyoruz, ileride de çalışmalarımızı geliştireceğiz. Çalıştığımız konuların adlarını da belirtelim.

Dernek merkezinde Adıgece kurslar açtık. Düzce’deki bir ortaokulda da kurslar açtık. Çalışmalarımızı daha da büyütme çabası içindeyiz. Düzce Üniversitesi’nde Adıge dili ve Adıge Edebiyatı bölümü açılması için başvuruda bulunma hazıorlığı içindeyiz. Anayurttan öğretim elemanları gönderilmesi konusunda Düzce Üniversitesi ile Adıge Devlet Üniversitesi arasında bir  protokol imzalanması için çaba sarfettik. Hocaların Düzce’ye gelmesi konusunda yardımcı olduk. Bu sayede Adıgeceyi öğrenenlerin sayısında bir artma kaydedildi.

Yine de zorluklar sona ermiş değil. Kasım 2014’te yapılan Adıge Dil Derneği tarafından düzenlenen uluslararası toplantıda bu sorun ele alındı. Toplantıda derneğin ve derneık başkanı Ali İhsan Tarı’nın ve arkadaşlarının çalışma biçimlerini izledik. “Denef Online Adıgece Sözlük” projesi kapsamında ortaokullarda Latin alfabesiyle Adıgecenin okutulması için kitaplar hazırlanmaya çalışıldığını görünce şok geçirdik (içimiz soğudu). Adıgeceye ilişkin söyledikleri sözleri ve yazdıkları yazıları uygun karşılamıyoruz. Dil Derneği başkanı devlet katında Adıge ulusu adına görüşmeler yapmaya ve başvuruda bulunmaya yetkili biriymiş gibi hareket ediyor. Bu davranış biçimi bizi düşündürüyor.

Adıgece kimsenin tekeline kalmış değil, ancak, Adıgece kendi haline terk edilmiş, sahipsiz bir dil de değil.

Soruna ilişkin Adıge Sosyal Bilimler Araştırma Enstitüsü müdürü ve birkaç biliminsanı ile görüşmeleryaptık. Bunlardan biri de Enstitü Müdürü ve dilbilimi uzmanı Bırsır Batırbıy’ın sözleri ile konuya bir giriş yapalım.

- Kasım 2014’te İstanbul’da yapılan toplantıda ben de vardım. Toplantı gündemi belliydi. Türkiye’de Adıgecenin daha kolay öğrenilmesi için mevcut alfabenin değiştirilmesi gereği dile getirildi. Ben de görüşlerimi açıkladım. Alfabenin değiştirilemeyeceğini sanırım anlatabildim. İnternette Latin ile Adıgece yazmak ve kullanmak daha kolay. Ancak ulus yararına çalışmak için herşeyi dikkate almak ve birlikte çalışmak gerekiyor.

Söylendiğine göre Kiril alfabesi Türkiye’de yaşayan Adıgelere çok zor geliyor. Gençler Adıgeceden kopuyorlar, yaşlı8lar da üzüntü içindeler.  Sorunun kaynağı bu. Adıgelerin çoğunluk ulus içinde asimile olmaması için yaşlılar Adıgecenin öğretilmesini, daha kolay bir öğretme yöntemi bulunmasını istiyorlar. Bana göre başka bir amaçları yok.

Ğış Nuh, söz konusu Enstitü Dilbilimi Bölümü Başkanı.

-Adıge Dil Derneği’nin gündeme getirdiği sorunla tanıştım. Ancak bu iş öyle kolay, sırdan bir iş değil. Latin alfabesinde harf sayısı Kirile göre az. Bir harfler birkaç ses verilmiş. Alfabeyi değiştirirsek, bizden sonraki kuşaklarımız birikimimizden yoksun kalacaklar.

Birkaç yıl önce Tatarlar da Latin alfabesine geçmek istemişlerdi. Ancak Rusya Federasyonu Hükümeti ulusların alfabeyi değiştirmelerine (-Kirilden Latine geçişe-) izin vermedi, yasaklama kararı çıkardı.

Kişi olarak ben de değişiklik taraftarı değilim.

Tev Nuriyet, söz konusu Enstitü sekreteri, dilbilimci.

- Bu iş bugün başlamış değil. Yıllardan beri Latin’e geçilmesi konusu konuşuluyor, ancak ben de bunu doğru bulmuyorum. Bu iş, söylendiği gibi kolay bir iş değil, büyük bir politik engel var.

Meşfeşşu Necdet, dilbilimi konusunda duyarlı biri, Türkiye’de doğmuş bir dönüşçü, yıllardan beri Adıgey’de yaşıyor.

- “Türkiye Çerkesleri Latin alfabesini istiyorlar” demek doğru bir şey olmaz. Türkiyelilerin hepsi Latin yanlısı değil. Bana göre bu konuda çok dikkatli, çok titiz hareket etmek gerekiyor. Bu konudaki düşüncelerimi Adıge Dil Derneği’ne gönderdiğim bir yazıda dile getirdim.

Çuyeko Ali, söz konusu Enstitü’de çalışıyor.

- Bu iş uzun bir zamandan beri konuşuluyor, ama bir sonuç vereceğini ummuyorum. Alfabe değişikliği, bunca yıl boyunca ortaya konmuş emek boşa çıkmış, her şeye sil baştan başlamak gerekecek. Bindiğimiz dalı kesmem durumundayız, bu yolla ulus bir araya toplanamaz, daha da savrulma durumu yaşanır. Latin alfabesi ile Adıgeceyi internetten öğrenmek daha kolay olur, bu da bir gerçek, ama…

Sihu Goşnağo

Adıge mak, 16 Nisan 2015

Çeviri. Hapi Cevdet Yıldız 

Not: Ben de görüşümü belirteyim. Bütün mesele Rus’un Rusya Federasyonu uluslarının Latin alfabesine dönüş yapmalarını bir kararnameyle yasaklamış olması. Rus hükümet resmî görevlileri için yasağa uymak ya da destek vermek dışında bir şey yapabilirler mi? Ben bu konuda Naje Ali İhsan Tarı’yı hatalı bulurum. Havanda su dövmüş. Muhatap öyle seçilmez. Çağıracaksan muhalif, senden yana olan aydınları da çağıracaksın. İktidar yanlılarından farklı aykırı ses çıkmayacaktır. Müslümana haç öptüremezsin. Elbette Rus hükümet görevlileri Kiril diyeceklerdir. Başka ne diyebilirler ki? Mutlaka farklı düşünenler olacaktır, onları bulmalı. Ayrıca Dil Derneği’nin amatör Latin alfabesi ile de Latin’e geçilemez. Yanlış ses algılamaları var. Defalarca vurguladım. Ama es geçildi.

Bir başka konu da Rus bastırmaları. Adıge Cumhuriyeti, “Yeni Rusya” (Novorossiya) alanı içinde, Güney Rusya da deyimi de kullanılıyor. 1864 yılı öncesi Çerkesyası’nın yeni adı bu- Novorossiya. (Novorossiya haritası için "Çerkes Soykırımı ve Çerkesler’ Konulu Bir Söyleşi - 3" e bakılabilir). Çok hassas bir durum var.

Örneğin, “Adıge mak” gazetesi 4 Mart 2015’ten bu yana Arapça ve Türkçe çeviri vermiyor, niye? Rus'un parası mı kalmamış? Türkçe ve Arapça çevirileri yapan gençlerin işlerine son verildi. Çok çirkin ve çok üzücü bir durum, yazık! "Adıge mak"tan 3 Nisan 2015’ten beri Adıgece yayın verilmiyor. 16 Nisan tarihi itibarıyla Rus resmi görüşünü yansıtan bu tek yazı, bu çevirdiğimiz yazı yayınlanmış durumda. Bahane olamaz, ama teknik bir aksaklık değilse, buna, bu bağışlanamaz ihmale de ne demeli? Bir ulusla dalga mı geçiliyor, ne? Buna karşın Rusça yayınlar kesintisiz sürdürülebilmiş.

Umarım “Adıge mak” yeniden Adıgece, Arapça ve Türkçe yazılarını da başlatır. - hcy



Çerkesya
Diaspora
Çerkes Sorunu
Makale Almir Abreg:Çerkesya Ülkesinin Yok Oluşunu Düşündüğümde…

Anavatana Dönüş
Spor
Turizm