31 Ekim 2014 Cuma

Moskova’nın Abhazya’yı İlhak Girişiminden Dostları ve Karşıtları Ders Almalı

Abhazya Lideri Raul Hacımba ve Rusya devlet başkanı Vladimir Putin

Vasili Rukhadze, 29 Ekim 2014 

Kremlin 13 Ekim’de Rusya ile ayrılıkçı Abhazya arasında “İttifak ve Entegrasyon Antlaşması” denen belgeyi açıkladı. (bkz EDM, 23 Ekim) Bu uzun ve laf kalabalığından ibaret metin şu şekilde özetlenebilir : yeni antlaşma ayrılıkçı bölgenin savunma, emniyet, gümrük, sınır muhafaza, ekonomi ve sağlık kurumlarının üç yıl içinde kademeli ama nihai olarak Rusya Federasyonu’nun kurumlarıyla birleşmesini öngörüyor. (apsnypress.info, 13 Ekim) 

Başka bir ifadeyle antlaşma Abhazya’yı Rusya’ya bağlama girişimi olarak okunabilir. Abhazya’nın ayrılıkçı “parlamentosuna” antlaşmayı görüşmesi için iki hafta süre tanındı. Ne var ki Moskova Sohum’dan olumsuz bir yanıt beklemiyor. (vedomosti.ru, 13 Ekim) Tiflis’in de -binlerce işgalci Rus askerinin konuşlandırılmış olduğu- Abhazya’nın ilhak edilme olasılığı karşısında yapabileceği bir şey yok.

Rusya’nın son adımı uzak ve yakın geçmişe ait pek çok olaya ışık tutuyor ve Kremlin’in son 25 yıl boyunca Abhazya ve Gürcistan’ın kalanına dönük gerçek niyetini ortaya koyuyor. Öncelikle, Abhazya’nın ayrılıkçı lideri Alexander Ankvab’ın Mayıs-Haziran 2014’de devrilmesinin arkasında kimin olduğu artık biliniyor. (bkz EDM, 12 Haziran) Moskova’nın Abhazya’yı kendine bağlama girişimi,muhalefetin önderlik ettiği ve Ankvab’ı görevini bırakmaya zorlayan protestoların arkasında Kremlin’in olduğunu açıkça gösteriyor. Ankvab kuşkusuz Rusya-yanlısı bir ayrılıkçı liderdi. Ne var ki Moskovaayrılıkçı bölgenin Rusya’ya bağlanmasının önünü açabilmek için daha Rusya-yanlısı, daha Gürcistan-karşıtı ve daha itaatkar birisine ihtiyaç duyuyordu. Ankvab’ın devrilmesi bunun ilk adımıydı İkinci aşamada Gürcistan düşmanlığıyla tanınan eski KGB memuru Raul Hacımba iktidara getirildi. (bkz EDM, 3 Eylül) 

Hacımba Abhazya ile Rusya’nın daha yakın ilişkiler kurması için uzun süre çalışmıştı. Nitekimişgal altındaki Abhazya’nın Rusya Federasyonu’na bağlanması ihtimalinin işaretlerini vermişti. Hacımba iktidara geldikten sonra Moskova bölgeyi ilhak etmek için harekete geçti. Hacımba’nın buna bütünüyle razı olduğunu söylemeye gerek yok. Ama gerçek niyetini saklamak için “Abhazya’nın egemenliği” ve “ülkenin çıkarları” gibi sözlere sığınıyor. (Civil Georgia, 23 Ekim)

Abhazya’yı Rusya’ya bağlama girişimi, Sohum’da iktidar değişikliğinden daha fazlası anlamına geliyor. “İttifak ve Entegrasyon Antlaşması” Rusya’nın on yıllardır diline doladığı Abhazya’nın “kendi kaderini tayin hakkı” ve “egemenliği” sözlerinin Abhaz ayrılıkçıları kandırmaktan ve Gürcistan’ı parçalamaktan öteye bir anlam ifade etmediğini kanıtladı. Rusya başından beri yapmak istediği şeyi yapıyor : Abhazya’yı kendine bağlamak ve Gürcistan’ı bölmek. Gürcülerin çoğu Rusya’nın hedefini zaten biliyordu. Ama Abhaz ayrılıkçılar -kendilerini aldatılmış hissetmeseler bile- hayal kırıklığı yaşayabilirler. Ayrılıkçı rejim antlaşmaya açıkça karşı çıkan mensuplarının seslerini boğmak için her şeyi yapıyor. (Civil Georgia, 15 Ekim) Ne var ki uyanış kaçınılmaz.

Abhazya’yı Rusya’ya bağlama girişimi Tshinvali bölgesinin (Güney Osetya) ilhak edilmesinin zeminini hazırlıyor. Rusya işgal altındaki bu iki bölge arasında Abhazya hep daha zorlu olanıydı. Abhazya sorununu kim çözerse Osetya sorunu da aynı şekilde çözülecekti. Yani Osetya Abhazya’yı takip edecekti. Moskova Abhazya’yı ilhak ederek Osetya sorununu da “çözecek” ve Tshinvali bölgesini zahmetsizce kendine bağlayacak. Osetya rejimi Rusya ile birleşmek istediğini uzun süredir istiyordu. (netgazeti.ge, 24 Haziran) 

Rusya’nın Abhazya kumpası Moskova’nın Gürcistan veya küçük (ve özellikle) komşu ülkelerle normal ilişkiler kurmayacağını ve kuramayacağını bir kere daha gösterdi. Mevcut Gürcistan hükümetinin Rusya ile ilişkileri normalleştirmek için takındığı uzlaşmacı ve edilgen tutuma rağmen Moskova ile iyi ilişkiler bir yanılsamadan ibaret. Rusya’nın Abhazya’yı kendine bağlama girişimi Tiflis ile normal ve dostça bir ilişki istemediğini belli etti. Tersine, Moskova Gürcistan gibi daha küçük ülkelerden koşulsuz itaat etmelerini bekliyor ve Rusya’nın siyasal-ekonomik yörüngesinde kalmalarını istiyor. İki ülke arasındaki en çetin sorunlardan biri Tiflis’in NATO ve Avrupa Birliği’ne katılmak istemesiydi.Nitekim Gürcistan 27 Haziran’da AB ile Ortaklık Antlaşması’nı imzalamadan önce Moskova bu adımın sonuçlarına katlanacağı yönünde Tiflis’i uyarmıştı. (bkz EDM, 29 Mayıs) Kremlin sözünü tutmuş görünüyor.

Rusya’nın Abhazya’yı kendine bağlamak istemesinden Moskova’nın dostları ve rakipleri ders çıkarabilirler.Birincisi, Rusya’nın -küçük veya büyük- etnik gruplara verdiği destek yanıltıcıdır veya daha derin bir gündemin parçasıdır. “Kendi kaderini tayin hakkı” ve “bağımsızlık” kavramları Kremlin’in Gürcistan gibi ülkeleri zayıflatmak için kullandığı sloganlardır. İkincisi, Rusya-destekli “bağımsız” rejimler Moskova’nın gerektiği zaman devireceği veya ikame edeceği piyonlardır. Üçüncüsü, Kremlin komşu ve özellikle küçük ülkelerle normal ilişkiler kurmak istemez ; onlara tamamen hakim olmak ister. Boyun eğmezlerse-defalarca yaptığı gibi- bu ülkeleri parçalar. Moskova’daki mevcut intikamcı rejimin yayılmacı emelleri artmaya devam ettikçe, dünya uygun bir dille karşılık vermek istiyorsa, bu tecrübelerden ders çıkarmak zorunda.

Vasili Rukhadze: Kent State University’de siyasal bilimler dalında doktor adayıdır ve aynı üniversitede ders vermektedir. 

Çeviri : Dr. Ömer Aytek Kurmel 


Çerkesya
Diaspora
Çerkes Sorunu
Makale Almir Abreg:Çerkesya Ülkesinin Yok Oluşunu Düşündüğümde…

Anavatana Dönüş
Spor
Turizm